29 Ağustos 2014 Cuma

diyecek sözüm olsa

Esra Köksal kaleminden...



Bazıları çift sarısız mizaçlarının son demini yaşarken hata raporu veren hayatları gözlerinin önünden geçer slayt halinde..
Senin için azendelerden ne büyücüler getirttim. Ne de beni konuk edecek dest-i izdivaç programları aradım kapı kapı. Ne karakter pusulalığı yapamadığın yaşamından etkilendim. Ne de ellerimi açtım göklere illaki de sen diye taraf tuttum tribünlerde.
İtin duası kabul olsaydı gökten kemik yağardı..
Sana alman kurdunun ne kediye gösterdiği şevkati verebilirim. Ne de sana pandoranın kutusu olabilirim.
Cebin dolu diye üzerimde etiketim var sanacaksın. Sonra da bozuk sicilinin can çekişmesinde en iyi insan rolünü canlandıracaksın. Teknisyenliğinin devasa çelişkilerinden elektriksizlik saçacaksın kısa devrelerinde. Üstüne benden zat-ı şahanen olmamı bekleyeceksin.

 

Zat-ı Şahanem Olamazsın
Hem baştan pazarlıkta Kayseriliyi geçeceksin. Hem de etin filetoluk yerine deyimi yerindeyse bayılacaksın. Buna diyecek sözüm olsa olsa "bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu" olur.
Utanmazlık silsilesi ile doğan, ardından mizacının en ıssız sokağında çiğlik yapar. Sonra da benden merhamet bekler. Benden sana ne merham gelir, ne de ferman…Senin için kişiliğimi yeni baştan ekip domates niyetine 3 kilosu 1 liraya da satamam. Kimseler darılmasın gücenmesin. Ne satılmış askeri olurum ne de zat-ı şahanesi..

10 Ağustos 2014 Pazar

başladığını açıkladı. MAHMUR, PEŞMERGE

ABD insansız hava araçları ve jetleri Erbil yakınlarında IŞİD'e bir saldırı daha düzenledi.

Amerikan ordusu, Irak'ın kuzerindeki Irak Şam İslam Devleti IŞİD'i hedef alan yeni hava saldırıları düzenlediğini açıkladı.

Operasyonda, savaş uçaklarının yanı sıra insansız hava araçlarının kullanıldığı ve Şengal dağında mahsur kalan Ezidilere saldırı düzenleyen zırhlı araçların hedef alındığı bildirildi.

ABD Başkanı Barack Obama, geçen hafta orduya Irak'ta ilerlemesini durdurmak üzere IŞİD'e saldırı düzenlenmesi emri vermişti.

Bu arada mahsur kalan Ezidilere yardım malzemesi ulaştırmak için çabalar da sürüyor.

Fransa hükümetinin yardım çalışmalarına nezaret etmek üzere Irak'a giden Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, krizi görüşmek üzere Bağdat'ta.

Fabius, Irak'ın radikal İslamcılarla savaşabilmesi için "geniş bir birlik hükümetine" ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Fabius daha sonra cihat savaşçılarının tehdidi altındaki Erbil'e geçecek.

ABD ordusunun ardından İngiltere de, Kuzey Irak'a havadan insani yardım yapmaya başladığını açıkladı.

MAHMUR, PEŞMERGE VE PKK'NIN KONTROLÜNDE

Öte yandan, Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) elindeki Mahmur ilçesinin üç gün süren çatışmanın ardından Peşmerge ile Kandil’den gelen PKK'lıların kontolüne geçtiği bildirildi.

Ağır silahlarla IŞİD'e saldıran Peşmerge, Mahmur içlerine kadar ilerledi. Peşmerge ile IŞİD militanları arasındaki çatışmalar, ilçe merkezinde sürüyor. Peşmerge kaynakları, Mahmur'u IŞİD militanlarından tamamen temizleyene kadar operasyonun sürdürüleceğini kaydetti. Nüfusu ağırlıklı Kürt olan Mahmur, Erbil'in 60 kilometre güneybatısında bulunuyor.

19.35 itibari ile

Türkiye 12. Cumhurbaşkanını seçmek için sandık başına gitti. Sandıklar kapandı ve ilk sonuçlar gelmeye başladı. Saat 19.35 itibari ile açılan sandık %92.0, katılım oranı ise %66.7

Buna göre;

Recep Tayyip Erdoğan:%53.3

Selahattin Demirtaş:%9.0

Ekmeleddin İhsanoğlu:%37.7

2 Ağustos 2014 Cumartesi

Sigaradan tütün yerine

Acılar mesken tutmuş yüreğimi, gitmek nedir bilmezler.
Mutluluk kaybetmiş yollarımı. Sigaradan tütün yerine keder çekerek öldürüyorum içimde kalan son umudu yavaş yavaş. Yollarımı kaybeden mutluluğa içiyorum bu gece.
Gözlerimdeki denizi yüreğimdeki okyanusa döküyorum acılarımı boğmak istercesine. Hep içinde çırpındığım o okyanusa tüm acılarımı bırakıp huzurdan bir gemi yapıp mutluluğun kıyısına yelken açmak istiyorum.

21 Haziran 2014 Cumartesi

İ YAZDI! "her geçen

H. İ YAZDI!



"her geçen yıl biraz daha yaşlanıyorum" nereden geldi o ses? 18 yaşında belki şımarık diyeceğiniz bir genç kızdan geliyor bu ses. peki derdi neymiş bu kızın ne diye boyundan büyük laf eder olmuş diyorsunuz, kim bilir belki de haklısınız ama ön yargılarınız beyin hücrelerinizi yıkmadan önce size diyeceğim bir meselem var. korkularımızın gün geçtikçe hayat meşgalesi denen yapay güncellemeler sayesinde artış gösterdikleri söylenir. peki gençler bu korkulardan gereken nasibi alıyorlar mı dersiniz. bilmem; buna siz karar vereceksiniz.. biz gençler önümüze bir örnek almayı, denenmiş kanıların üzerinden gitmeyi pek severiz, bir bakıma bize otlakçı diyebilirsiniz. ama aynı zamanda kendimizi kahraman gibi göstermeye de bayılırız. ama bu küçük mizah gösterimizde bize düşen roller sınırlı. çünkü rolleri dağıtan yönetmen bizi pek de umursamıyor diyelim. bize düşen rolleri hakkıyla yerine getirmemize rağmen gerçek kazananlar ya sahne ya dekor ya da ipe sapa gelmez kurgucular oluyor.

Her Geçen Yıl Biraz Daha Yaşlanıyorum

biz de arda kalan korkularla kendimizi avutuyoruz; ama unuttuğumuz bir şey var. bizim bıraktığımız o korkular ilerde mezar taşımızda boy gösteriyor. bir şeyleri atlıyoruz gibime geliyor. belki de durduğumuz yer yanlıştır ya da ne bileyim bu da bir yönetmenin oynattığı korku filmidir, zaman içinde hayat; hayat içinde mizah. her geçen gün oyunun bir kuklası olmak yerine neden uzaktan izlemeyi tercih etmiyoruz? bunu oynatan yönetici biz değiliz niye başka tarlanın ağacını biz suluyoruz. sistem yanlışlığını hiç mi fark etmiyoruz. küçük bir çocuğun elindeki bebeği korumak bize mi kalmış; o bebeğin oyuncak olduğu hiç mi aklımıza gelmiyor, çocuğu korumak varken sahte bir dekor için yanıp tutuşuyoruz. diğer taraftan bu mizah sahnemizi bırakalım da yönetmen kendi oynasın; tek kişilik bebe kadrosu kursun. unutmayın gerçek hayatta ta korkulacak epey konu var. çekilin kardeşlerim bu sahneden çekilin...

17 Haziran 2014 Salı

Der Ki Insan

İPEK AĞLAMAZ YAZDI!



DER Kİ İNSAN



Bahanedir hayat
Çiçek bahçeleri sıkıdır
İnsanlar yorucudur bu hayatta
Zaman haindir bakışlarda
O zaman der ki insan
Bir avuç toprak
Özgürlüktür

2 Mayıs 2014 Cuma

Solaklik Neden Olur

Tüm zamanlarda beynin baskın tarafını kullanan insanlar sağlak ya da solak olarak adlandırılmıştır.Sağ tarafını daha çok kullanan insanlar daha fazla da olsa solak olan insanlar dünya nufüsünüjn %10 unu oluşturur.İngilizce’de sol anlamındaki “left” kelimesi, zayıf ve kullanışsız anlamında eski İngilizce’de kullanılan “left” kelimesinden türetilmiştir. Sağ anlamındaki “right” ise haklılık ve doğruluk anlamında da kullanılır. Türkçe’de de öyle değil mi? Sağ hem canlı ve hayatta anlamında kullanılır, hem de sağlıklı, sağlam gibi sıfatların kökünü oluşturur, solun ise soluk gibi bir sıfatın kökünü oluşturma dışında sadece bir nota ile isim benzerliği vardır.İslam dininde de insanlar yemek yemek gibi bir çok faaliyetine sağ elle başlar.



İnsanların neden solak olduğuna gelirsek;

Bir teoriye göre solak olmak anne rahmindeyken çocuğun hangi elinin ağzına daha yakın olduğuyla ilgilidir.Bir teoriye göreyse annenin hamileyken daha çok radyasyona maruz olup olmadığıyla ilgilidir.Son zamanlarda ise solak insan sayısı azalmaktır.Çünkü bir çok ebeveyn küçük yaşta çocuğuna sağ eli kullanması konusunda eğitmektedir.

Neden Solak Oluruz

Bilimsel araştırmalara göre sol elini kullanan insanlar 8 yıl oranında daha az yaşamaktadır. Bunun sebebi olarak da sol elini kullanan insanlarda diyabet (şeker hastalığı),bağırsak hastalıkları ve migrenin daha çok görülmesi öne sürülüyor.Aslında ebeveyinlerin çocuklarını sağ el konusunda uyarmasının sebeplerinden biri dinimizin öğütleridir.Dinimizin öğütleme sebebi ise solak insanlardaki görülen hastalığın çoğunluğudur.Fakat ipe boncuk dizdirme,beynin iki tarafını da kullanmaya zorlayan faaliyetler çocuk sağlığını olumsuz etkiler.